URFALI MEHMET ÖZBEK, İBRAHİM KALIN'A BAKIN NE İÇİN MEKTUP YAZDI

.

Şanlıurfalı olan Türk Halk Müziğinin otorite isimlerinden biri olan ve sanatçı ve Müzikolog Mehmet Özbek, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, Şanlıurfa'da bulunan Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosu'nun adını Şanlıurfa Sıra Gecesi Müzik Topluluğu olarak değiştirilmesine tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalına bir mektup yazan Mehmet Özbek, yapılan bu yanlıştan dönülmesini istedi. 
Yarım yüzyıldan fazlasını bu alana hizmetle geçirmiş olan ve  başta Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu olmak üzere Sivas ve Şanlıurfa korolarının kurulmasında emeği olan Mehmet Özbek, Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’a mektubunda  “Müzikle yakından alakadar olduğunu bildiğimiz zatı âlinizin takdirlerine arz etmeyi vicdani bir görev addediyorum. “ ifadelerini kullandı.

Koroları yeni isimleriyle muhitlerinin sınırları içine hapsetmenin ve onlara küçültücü isimler yakıştırmanın doğru olmadığını  hatta büyük bir hata olduğuna dikkat çeken Mehmet Özbek, milli birlik ve beraberliğe önem verenlerin, Türk halk ve klasik musikisi ile halk oyunlarına dört elle sarılması gerektiğinin altını çizdi.  Özbek,  bunları koruma, yayma ve geliştirmeyi milli kültür politikasının başlıca vazifesi olması gerektiğine işaret etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sözcüsü İbrahim Kalına yazdığı mektubunda, ne ‘kürsü başı’ ne de ‘sıra gecesi’ kavramlarının, zannedildiği gibi türkülerin çalınıp söylendiği toplantılar olmadığının altını çizen Mehmet Özbek, özellikle ‘sıra gecesi’ ve ‘kürsü başı’nın müzik icra etmeyle doğrudan ilgisi olmadığını vurguladı.

Mehmet Özbek,  ‘Sıra Gecesi’nin Şanlıurfa’da yüzyıllardır süregelen tabii bir edep müessesesi, doğal bir terbiye okulu olduğunu dile getirdiği mektubunda şu satırlara yer verdi;

” Bir gelenek olarak süregelen sıra gecesi, kaynağı insanî erdem ve prensipleri benimseme ve savunma esasına dayalı, insanların kişilik ve ahlâk bakımından yetişmelerini amaçlayan bir kurumdur. Kökü ahiliğe dayanan sıra geceleri toplantılarının, yöre gençlerinin yetişmesinde çok önemli bir yeri vardır. Sıra gezenler arasında müzikle iştigal edenler varsa, ancak o zaman sıra gecesinde müzikten söz edilebilir. 
Bugün yozlaşarak bozulmuş, eski asaletini kaybetmiş, sıradan arkadaş toplantılarına dönmüş olan, hele hele medyada aynı kıyafeti giyerek ellerinde bağlama, yanlarında davul zurna ile sahne alarak değersiz türküler söyleyen kişilerin yaptığı şovla sıra gecesinin hiç ilgisi yoktur. Esasını sosyal ve kültürel sohbetlerin oluşturduğu bir disiplindir ‘sıra gecesi’, ‘kürsü başı’. Bu ortamlar insanı ve insani değerleri keşfeden birer okuldurlar. Hiç bir yönleriyle bu topluluklar öngörülen isimlerle özdeşleştirilemez.
Milli birlik ve beraberliğe önem verenler, Türk halk ve klasik musikisi ile halk oyunlarına dört elle sarılmalı, bunları koruma, yayma ve geliştirmeyi milli kültür politikasının başlıca vazifesi saymalıdırlar. 
Kuruldukları günden bu yana büyük bir heyecan ve fedakârlıklarla hizmet veren bu kurumların ihya edilecek yerde, yeni bir değerlendirmeyle yok edilmelerine sebep olmak, kefareti olmayacak bir günah ve büyük bir vebal olacağını arz etmek isterim.
Bu konuyu, ömrünün yarım yüzyıldan fazlasını bu alana hizmetle geçirmiş, başta Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosu olmak üzere Sivas ve Şanlıurfa korolarının kurulmasında emeği olan biri olarak, müzikle yakından alakadar olduğunu bildiğimiz zatı âlinizin takdirlerine arz etmeyi vicdani bir görev addediyorum.   Saygılarımla.  Mehmet ÖZBEK  Sanatçı-Müzikolog”