Ceylanpınar Devlet Hastanesi’nde başhekim ve başhemşirenin görevlerinden ayrıldığına yönelik iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada paylaşılan çok sayıda gönderide, söz konusu istifaların gönüllü olmadığı, aksine baskı sonucu gerçekleştiği öne sürülüyor.
İddialara göre, Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi ve Başhemşiresi, İl Sağlık Müdürlüğü üzerinden yapılan baskılar neticesinde istifaya zorlandı. Baskının arkasında ise AK Parti Ceylanpınar İlçe Başkanı ile Şanlıurfa’dan bazı AK Parti milletvekillerinin bulunduğu ileri sürülüyor.
Ortaya atılan bir diğer iddiaya göre, hastanede temizlik kadrosunda görevli 6–7 personelin masa başı işlerde çalıştırıldığı, başhekimin ise bu personele asli görevlerine dönmeleri yönünde telkinde bulunduğu belirtiliyor. Bu tutumun bazı çevreleri rahatsız ettiği ve sürecin bu nedenle başhekim aleyhine geliştiği öne sürülüyor.
Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda birçok vatandaş, liyakati esas alan bu yaklaşımın doğru olduğunu, personelin görev tanımına uygun alanlarda çalışmasının kamu hizmetinin gereği olduğunu vurguluyor. Paylaşımlarda, “Siyasi gücün arkasına sığınılarak devlet hastanesinde düzen bozulamaz” ifadeleri dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin görüş bildiren çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, görevini layıkıyla yapmak isteyen bir başhekimin baskı altına alınmasının kamu sağlık hizmetlerine zarar vereceğini ifade ediyor. Bu tür müdahalelerin hem çalışan motivasyonunu düşüreceği hem de sağlık hizmetlerinin kalitesini olumsuz etkileyeceği belirtiliyor.
İddiaların odağında yer alan başta AK Parti Ceylanpınar İlçe Başkanı olmak üzere adı geçen diğer siyasi aktörlerin konuya ilişkin kamuoyunu aydınlatacak bir açıklama yapmasının elzem olduğu ifade ediliyor.
Ceylanpınar kamuoyu ise şu sorulara net yanıt bekliyor:
Başhekim ve başhemşire gerçekten istifa mı etti?
Yoksa istifaya mı zorlandılar?
İddia edilen siyasi baskılar doğru mu?
Yetkili kurumlardan ve adı geçen kişilerden gelecek açıklamalar merakla bekleniyor.